ALACA > Nesimi'nin sırrı ! Yardıma gelen kim?

Alaca’nın Büyükkışlık (Büyükkeşlik) Köyü'nde ermiş bir kişi varmış. Nesimi diye. Onun da tabii efsaneleri var.Annesi anlatıyor onun ermiş biri olarak yetiştiğini. Azapları (hizmetçileri) dağdan odun getirmeye gidiyorlar. Kesiyor odunu yüklüyor odun arabasına. Kömüşün biri tutmuyor yokuşta. Tutmayınca kağnıyı eğliyor ne yapacağını şaşırıyor. Nesimi'ye ayan oluyor. O adamın orada darda kaldığı.

"Anne ben gideyim. Bana birisinin ihtiyacı var." diyor. Evinden çıkıp onun olduğu yere gidiyor. Adamın yanına, onun darlığına yetişiyor. Oraya varıyor, bakıyor ki; Adam uğraşmış ama artık şaşırmış. O yokuşta mümkün değil çıkartamıyor. Kömüş kılığına giriyor. Tepenin başında gözüküyor ona. Gidiyor azap onu getiriyor öbür zayıf kömüşü çıkartıyor; onu takıyor yerine. Bir sefer de zorlayınca vurunca kafayı kırıyor. O da öbür kömüşü kıstırıyor. Tepeye çıkınca adam mahçup oluyor. "Acaba sahibi görürse, burada bana ne yapmaz? Hem gitti emaneti geldi hem de kafasına vurduk, kırdık." Orada onu koyuveriyor eve gidiyor ki; O, Nesimi denen kişinin kafası yarılmış, kafasını annesi sarmış. "Ne oldu?" "Ana, bana sorma." Sonra azap gelip de anlatınca işte böyle böyle oldu deyince, böylelikle annesi de anlıyor ve oğluna: "Oğlum sen miydin?" deyince, "Anne beni konuşturursan yaşamam yani ölürüm. Benim sırrımı faş etme." O da tabi ki azaba diyor ki; "Vurduğun, kırdığın senin yardımına gelen Nesimi idi. İşte boynuzuna vurduğun, kafasına vurduğun işte buydu." diyor. O zaman Nesimi hayatını orada yitiriyor.