Okuyor, izliyor, takip ediyorsunuz… Ülkemizde olanları. Peki bu güzel ülkemiz nereye gidiyor? Bilen var mı?
Yıllar önce “sağ-sol” dediler; “türbanlı-türbansız”, “sakallı-sakalsız” diye ayrıştırdılar. Öğrencilerimiz okullardan atıldı. İnandığı davası için kimi can verdi, kimi sakat kaldı.
Yetmedi; terör örgütü PKK belasını ülkemizin başına sardılar. 50 bini aşkın vatan evladını şehit verdik. Sayısız ana-baba evlatsız kaldı; nice kadın eşinden oldu. Babasız kalan evlatlarımızın sayısı ise bilinmiyor.
Yetmedi; şimdi de uyuşturucu illeti Türkiye’mizi sardı.
“Çeteler, baronlar sokaklara indi; öğrencilerimizi, çocuklarımızı zehirliyorlar!” sözleri her yerde dolaşıyor.
Ne oluyor bize, Türk milletine?
Bugün yapılması gerekenler nettir:
- Kolluk kuvvetlerimize gerekli yetki verilmeli; askerimiz, polisimiz görevini sorunsuz yapabilmelidir.
- Hukuka müdahale edilmemeli, adalet eksiksiz işlemelidir.
- Hâkime ve savcıya “dur” denmemeli; dürüst, doğru, görev aşkıyla çalışanların arkasında durulmalıdır.
- Açgözlü, para sevdalısı, milletin canını yakanlara en ağır cezalar verilmelidir.
- Türk milletine zulmeden, acı yaşatan kim varsa asla ve asla affedilmemelidir.
Çünkü…
ŞEHİTLERİMİZ BOŞUNA CANINDAN OLMADI!
GAZİLERİMİZ BOŞ YERE YARIM KALMADI!
Onlar “Önce vatan, bayrak, toprak” dedi.
Sayın yetkililer; artık yeter… Canımızın yandığı, acı çektiğimiz bu tablo bitsin.
Ana-baba evlatsız kalmasın.
Çocuklar yetim büyümesin.
Eşler mezar başında ağlamasın.